Reklamlar

Anneye Manifesto...Devamını okuyun....

Sevgili babaanne/anane;

Sen torununu önemsiyorsan önce annesini önemseyeceksin. Öyle ayda yılda bir arayıp misafir gibi evine gitmek yok. Torununu gördüğünde bırakmayacaksın kucağından ve anneye diyeceksin ki “Hadi kızım sen istersen bi sinemaya git istersen kuaföre ya da bi yürüyüş yap müziğini dinleyerek ben bakarım için rahat olsun”

Duydun mu sevgili babaanne/anane, sen haftanın bir gününü anne günü ilan edeceksin. İstersen çarşambayı seç istersen perşembeyi, o gün sen torununla doya doya ilgilenirken o gün anne günü olacak.

Sevgili görümce, elti, hala, teyze ve tüm diğer akrabalar;
Siz annenin heyecanla anlattıklarını dinleyin yeter, saçma bile gelse heyecanlanıyormuş gibi yapın. Anne size ilk kakasını, ilk tırnak kesimini anlattığında “Ayy ne müthiş bir şey” deyin yeter.

Aaa bir de mümkünse sadece tecrübelerinizi anlatın, o kadar karışmayın sorgulamayın anneliğini. Sütün geliyor mu, karnı acıkmıştır, hala emzik mi emiyor, aa bezi bırakamadınız mı daha, benim çocuğum 8 aylıkken konuşmaya başlamıştı hala konuşmuyor mu gibi ve daha bir sürü böyle cümleleri kullanmak yasak artık, haberiniz olsun. Anneyi anneliğini sorgulamayın. Her anne çocuğu için en iyisini yapmaya çalışır unutmayın, bir tek siz en iyi en bilen anne değilsiniz.

Sevgili komşular;
Sizin göreviniz çok keyifli. Bir fincan kahve yapın ya da sıcak bir çorba . Arada kapısını çalın annenin ve “Hadi ver o tatlı miniği bana, sen kahveni iç, bak ne güzel yaptım” deyin yeter. Emin olun bana bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır derler ya , bu sizin hazırlayacağınız kahvenin bir ömür hatırı olacak.

Sevgili arkadaşlar ve dostlar;
Sizin göreviniz en basiti ve en keyiflisi. Sık sık arayın hatırını sorun yeter. Bir de sık sık “Sen ne iyi ne güzel bir anne oldun” deyin. Bunu duymak o kadar iyi hissettirecek ki anneye kendini. Çünkü annelik hep kendini eksik hissetmek aslında, çünkü her anne çocuğu için en iyisini mi yapıyorum, doğrusu bu mu derdinde ve bu hep yetersizlik duygusuna sebep oluyor. Aslında bu kadar kolay bir cümle o kadar mucizevi bir etki yaratıyor ki sadece dört kelime “Sen iyi bir annesin”

Sevgili çevredekiler: ( Hani parkta, kafede, avm de, dışarıda birbirimizi hiç tanımadıklarımız)
Dışarıda ağlayan bağıran bir bebek gördüğünüzde yadırgayan gözlerle bakmayın yeter, zaten ne yapacağını şaşırmış olan biz anneler, sizin o yadırgayan gözleriniz üzerimizdeyken daha çok strese giriyoruz haberiniz olsun.

Vee sevgili baba;

Senin görevlerin yatakta kahvaltı, tek taş… Şaka şaka evlat herşeyden kıymetliyse bu görevlerin hepsinden kendine pay çıkarman işte bu kadar

Annelik manifestosudur bu. Birazcık da olsa anlayabilene ne mutlu…

İnci Timuremre
Reklamlar