Reklamlar

Erdoğan'ın eski yol arkadaşından bomba açıklamalar

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 1984 yılından, Refah Partisi’nin 1998 yılında kapatılmasına kadar yardımcılığını yapan Saadet Partisi İdare Kurulu üyesi ve Milli Gazete yazarı Ekrem Şama, Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı döneminde Başbakan olması için fon toplandığını söyledi. Erdoğan’ın hapse girmesinin ‘düzmece’ olduğuna değinen Şama, AKP kuruluşunda ABD'nin parmağının olduğunu ima etti.  Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 1984 yılından, Refah Partisi’nin 1998 yılında kapatılmasına kadar yardımcılığını yapan Saadet Partisi İdare Kurulu üyesi ve Milli Gazete yazarı Ekrem Şama, Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı döneminde Başbakan olması için fon toplandığını söyledi. Erdoğan’ın hapse girmesinin ‘düzmece’ olduğuna değinen Şama, Bülent Arınç ve Abdullah Gül için ise, “Ettiklerini buluyorlar” ifadelerini kullandı.

Özgür Düşünce gazetesinden Hüseyin Keleş’in sorularını yanıtlayan Ekrem Şama’nın sözleri şöyle:
-İsrail’le anlaşma epeyce ses getirdi. Genelde o ses geçmişteki sözlere bakılarak olumsuz oldu. Şaşırdınız mı böyle bir mutabakata?

Hayır şaşırmadım. Çünkü Milli Görüş'ü bölmek istedikleri zaman, bunu bölebilecek bir adam aradılar. Aradıkları adam Tayyip Erdoğan'dır. Görüşmeler oldu, anlaşmalar oldu kendi aralarında. Sonrasında cesaret madalyaları, ABD'ye gitmeler, Yahudi Lobisi ile içli dışlı olmalar… Yani bir mutabakata varıldı. 3 maddesi vardı. Bunlar, ‘İsrail'in menfaatinin önündeki engellerin kaldırılması, ABD'nin Ortadoğu'da yapacağı operasyonlara yardımcı olmak ve İslam'ı, sivri yönlerini törpüleyerek yeniden yorumlamak.' Bu 3 madde üzerine 14 yıldır çalışılıyor. Tabii ki arada Yahudi'ye, Siyonist'e, BM'ye vuracak ama arkada hiçbir zaman onların menfaatine aykırı bir şey yapmayacak. Artık bir yere bağlamak lazımdı bunu ve gittiler anlaşmayı yaptılar. Bu anlaşmayı da Filistinlileri alet ederek yaptılar. Neydi alet ettikleri şey. Bir santral kurulacak bir hastane yapılacak birkaç gemi de malzeme gönderecek, hepsi bundan ibaret. Arkada derin menfaatler var.

“One minute’i kapıda tamir etti”
-14 yıllık bir süreçten bahsettiniz. Bu süreçteki One Minute'i nasıl değerlendirmek lazım?

Ben Tayyip Erdoğan'ı en iyi tanıyan insanım. 17 yıl bizzat yardımcılığını yaptım, mali işlerini yürüttüm. Çok fevri hareketleri olabilecek bir insan. Orada da sinirlerine hâkim olamayarak ani bir çıkış yaptı. Ama hemen kapıya çıkar çıkmaz, ‘Sözlerim sadece moderatöredir' dedi. Zaten çıkarken ona dediler ki, ‘Ne yaptın, bunu tamir etmen lazım.' O da onu tamir etti ama yandaş medya bunu kamufle ederek, One Minute'i büyük bir kahramanlık olarak sundular.

“16-17 yıl yardımcılığını yaptım”
-‘Erdoğan’ı en iyi tanıyan benim' dediniz. Hangi yıllar arasında beraber çalıştınız?

1984'te İstanbul il teşkilatı kurulmasından itibaren onun mali işler yardımcısı oldum. Refah Partisi kapatılana kadar… 16-17 senedir. Bu süreçte hem belediyede hem teşkilatta beraber çalıştık.

-İsrail’le anlaşmanın ekonomiye getirisinin büyük olacağı söyleniyor?

60 küsur İslam ülkesi var. Bunlarla ekonomi konunda irtibatların geliştirildiğini düşünün; D8'nin D16, D32 olduğunu düşünün… Oradaki ekonomik menfaatlerin yanında İsrail'inki devede kulak kalır. Bu, tamamen İsrail'le ilişkileri normalleştirme ve geliştirmenin bir perdesi ve kandırmacasıdır.

“Acaba İHH için derin bağlantı mı kuruldu?”
-İHH’ya ‘Bana mı sordunuz' dedi Erdoğan. Bunu nasıl okumak gerek?

Acaba alttan derin bir bağlantı mı kuruldu? Bülent Yıldırım daha sonra bir özür diledi çünkü. Şüphelerim var, alttan bir bağlantıyla al gülüm ver gülüm mü yapıldı? İHH olarak söylüyorum, Bülent'in kendisine böyle bir şey yükleyemem.

-Erdoğan 3 yıl önce ‘Biz izin verdik' demişti Mavi Marmara için?

En iyi ben tanıdığıma göre, bu kurgulanmamış, ani bir refleksti. Büyük bir gaf yaptı. Şimdi de bunu kamufle etmenin yıllarını arayacaktır. Tıpkı İsrail'e One Minute dediğindeki gibi…

“AK Parti 14 yıldır İsrail meselesinde ikili oynuyor”
-Vekillerin son anda inmesi meselesi var?

O gemide çok yakın tanıdıklarım, hatta akrabalarım da vardı. Abdurrahman Dilipak da bunu söyledi zaten, gemide bulunanların listesinin İsrail'e verilmiş olduğu sonradan ortaya çıktı. AK Parti milletvekillerinin gemiye binmişken indikleri ifade edildi. AK Parti ikili oynadı. Gemiye çok önem veriyormuş gibi göründü ama arkadan da istihbaratını öbür tarafa sağladı. Zaten 14 yıldır ikili oynuyor. Millete kendini İsrail düşmanı olarak lanse ediyor ama arkadan İsrail'le ilişkilerin gelişmesi için, İsrail'in dünya üzerindeki, milletler arasındaki, platforma çıkabilmesi kapıları açtı; daha da açacak.

“Türk ordusu, İsrailli komutanın emrine girecek”

Hep beraber göreceğiz, İsrail NATO'ya tam üye olacak. Üyelikten sonra bir İsrailli NATO'ya genel sekreter olacak. Türk ordusu da NATO'ya bağlı bir ordu olduğuna göre İsrailli komutanın emrine girmiş olacak. Bütün bunlar sürpriz değil Erbakan Hocamız söyledi zaten.

-Erbakan sağlığında AK Parti'yi İsrail meselesinden dolayı çok sert eleştirdi. Haklı mı çıktı?

Elbette haklı çıktı. Olayları çok iyi bir şekilde tahmin ediyordu. ‘AK Parti'ye verilen oylar İsrail'e verilmiş sayılır' demişti.

“Erdoğan 28 Şubat’tan birkaç gün sonra Hoca’nın aleyhinde konuşmaya başladı”
-Hoca ile Erdoğan arasındaki ilk kırılma ne zaman yaşandı?
Reklamlar