Efendim gelelim Reza Zarrab’a. Hayırsever iş adamı Reza Zarrab’a gelelim. Dün hayırsever bir iş adamıydı, devletin protokolünde yer alıyordu. Reza Zarrab en önde oturuyordu. Havuz medyası, buradan onlara da seslenmek istiyorum. Bu Zarrab’ı televizyona çıkardılar, Türk Bayrağı’nı fon olarak kullandılar. Bayrağımızı bir sahtekarın arkasında fon olarak kullanan havuz medyasını şiddetle kınıyorum. A Haber’i de kınıyorum, ATV’yi de kınıyorum. Bu şarlatanı hiç utanmadan televizyona çıkaracaksınız, hiç utanmadan arkasına Türk bayrağı koyacaksınız. Bir de tweet atıyorlar, şeref madalyası takmalıydık diye. E tak, tak bakalım. Bakalım nereye takacaksın. Ama ben senin boynuna ne takacağımı çok iyi biliyorum. Siz vatan hainisiniz.

Bununla yetinmediler, televizyona çıkardılar. Bir şarlatanın önünde diz çöktü bakanlar. Plaket verdiler. İtiraz edildi, rüşvet çarkı çıktı ortaya. AK Parti’nin milletvekilleri, rüşvet alan adamları akladılar. Rüşvet alan bakanları akladılar. Rüşvet alan bakanların Yüce Divan’a gitmesini engellediler. Reza Zarrab’ı serbest bıraktılar, yurt dışına çıkışını yasakladılar. İbrahim Kaboğlu gibi dünya çapında bilinen bir bilim insanını dışarı çıkarmazsın, Reza Zarrab gibi bir sahtekarı ülke dışına yollarsın. ABD’de gözaltına alındı. Bizimkilerde bir telaş. En çok da gözünden öptüğüm adam telaşlanıyor. Başbakan gitti Zarrab’ı almaya, adam vermiyor.

Şu Amerikalıların da yaptığı zulüm, vereceksin kardeşim… Sonra şeref madalyası takılacak kişiyi ABD, hapse attı. Nota verdik, iki sefer. Şimdi AK Partili kardeşlerimin vicdanlarına sesleniyorum. Bir sahtekar için ABD’ye iki kez nota veren hükümet, Kuzey Irak’ta askerlerin başına çuval geçirildiğinde bir nota bile vermedi.

“ZARRAB DEVLETİN BİLGİLERİNİ PARAYLA SATIN ALDI”

“Zarrab konuşursa” diye korkuyorlar, adam sonunda bülbül kesildi. Reza Zarrab sahtekardır, ama devletin sırlarını da parayla alan birisidir. Bakanları elde edebilen birisidir, bakanlara rüşvet veren birisidir. 11 Ekim 2013, Reza Zarrab ile dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler telefonda konuşurlar. MİT beni takip ediyor, söyle takibi durdursunlar diye. Güler’in cevabını aynen okuyorum, “Abiciğim, sen hiç o konuda merak etme. Rahat ol. Senin İçişleri Bakanlığı’nda, MİT’te, Maliye’de bir şeyin yok. Bir şey olursa ben senin önüne yatarım” diyor. Bu beyefendi bakanı elde etmiş ya, parayla bakana diz çöktürmüş. Devletin sırlarını parayla öğreniyor.

Zarrab’ın rüşvet dağıttığı kişilerden biri de Halkbank Genel Müdürü Süleyman Asla, “Banka genel müdürünün dürüstlüğünden şüphem yoktur” diye. Ya adam hırsız, evinde ayakkabı kutusu çıkmış. Niye dolar istiflesin? Olsa olsa saflığının kurbanı olmuştur. Bir sahtekar, bankanın genel müdürüne açıkça rüşvet verdi. Bakın bir şey daha var. Bu hükümetin tuttuğu avukat, bankanın genel müdür yardımcısını savunuyor. Victor Rocco. Bu avukat söz alıyor rüşvet suçlamaları karşısında. Bakın hükümetin gönderdiği avukat, yüksek makamlara ayakkabı kutularında rüşvet gönderen Zarrab’tı. Bu bankanın avukatı söyledi bunları. Açık ve net, Zarrab’ın Süleyman Aslan’a rüşvet verdiğini itiraf etti. Ey Erdoğan, senin gönderdiğin avukat bunları söyledi. Sen ne yaptın? Ziraat Bankası Yönetim Kurulu’na atadın bu adamı.

“ZARRAB ÇOK SEVİMLİYDİ, HAYIRSEVERDİ ÇÜNKÜ…”

Efendim Reza Zarrab bülbül gibi ötünce casus oldu. Hain oldu. E düne kadar beraberdiniz. Tıpkı FETÖ gibi, aynı menzile yürüyorlardı. Düne kadar kolkolaydınız. Zarrab’a da ne istediyse verdiniz siz. Bakan istedi bakan verdiniz, rüşvet istediniz rüşvet verdi. Her şeyi para karşılığında yaptınız. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Reza Zarrab hakkında soruşturma açtı. Gizli kalması gereken bilgileri temin ettiği gerekçesiyle mal varlığına el konmasına karar vermiş. Zarrab’ın casus olduğunu, her türlü bilgiyi aldığını size daha önce söylemiştim. Reza Zarrab’a devletin sırlarını kim verdi. Her şeye rağmen Türkiye Cumhuriyeti saygın bir devlet, saygın kurumları var. Ve 18 Nisan 2013 tarihinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önüne bir bilgi notu bırakılır. MİT, üç sayfalık bir bilgi notu bırakır. Yapılan tüm sahtekarlıklar anlatılır. “İran’a yönelik ekonomik ambargoya rağmen İranlı şahısların para transferi gerçekleştirilmesi bağlamında R. Sarraf’ın ABD’de yasaklı ilan edilebileceği, Ebru Gündeş Sarraf ile evliliği nedeniyle kamuoyunun dikkatini üzerine çektiği için Çağlayan ve Güler ile ilişkilerin açığa çıkması halinde bu bilgiler hükümet aleyhine kullanılabilir” deniyor. 17-25 Aralık’tan 9 ay önce gitmiş bu bilgi notu. Bu sahtekarın yaptığı dolandırıcılık, bakanlarına verdiği rüşvet, senin önüne devletin en hassas kurumu tarafından önüne kondu. Sen bu dosyayı kapattın. Sen bunu görmezden geldin. Bu bilgileri kim verdi? Bu bilgilerin tamamını senin hükümetin verdi. Senin hükümetin, Türkiye Cumhuriyeti devletine ihanet etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün sırlarını Zarrab’a teslim ettiler, para karşılığında üstelik. 27 Mart 2014’te ben bunu söyledim. Ama o zaman savcılar kulaklarını tıkıyorlardı. Çünkü Zarrab çok sevimli bir adamdı, çok hayırseverdi. Hala rüşvet dağıtıyordu, şimdi uyandılar. Erdoğan diyebilir ki, “Reza Zarrab beni kandırdı”. Tıpkı FETÖ gibi, PKK gibi. Vallahi de billahi de söylüyorum sevgili Erdoğan, Reza Zarrab seni hiç kandırmadı. Tüm olaylardan en başından beri haberin vardı. Beni kandırdı diyorsan yalan söylüyorsun. Çünkü 17-25 Aralık’tan 9 ay önce, devletin en saygın kurumu senin önüne üç sayfa bilgi notu koydu.

Bunlar da İlginizi Çekebilir