Gayet netti. Amerikan çıkarlarına karşı çıkmak “terörizm”di!
*
Yedi ay sonra.
Şubat 1969.
Üniversite öğrencilerinin Altıncı Filo protestoları devam ediyordu, Taksim'de miting yapacaklardı, valilikten resmi izin alınmıştı. “Emperyalizme Karşı Mustafa Kemal Yürüyüşü” yapacaklar, Beyazıt'tan başlayıp, Dolmabahçe üzerinden Taksim'e gireceklerdi.
*
Aniden… Dinci basın devreye girdi. “Müslüman Türkiye, komünistlere ölüm” manşetleri atılmaya başlandı. Köşe yazarı kisvesi altındaki tetikçiler “memlekete ihanet eden bu hainleri toprağa gömme vakti gelmiştir” diye makaleler döşeniyordu. “Ey müslümanlar, kızıl kafirlerle topyekün savaş kaçınılmaz olmuştur, sağ kalan gazi olur, canını veren şehitlik şerefini kazanır” diyen bile vardı. Camilerin önünde megafonlarla anonslar yapıldı, cuma namazı çıkışında ahali kışkırtıldı, “cihada hazır olun, din elden gidiyor” deniyordu.
*
Gayet netti. Amerikan çıkarlarına karşı çıkınca “din elden gidiyor”du!
*
Anadolu'nun çeşitli şehirlerinden otobüslerle sevkiyat yapılmıştı, eli sopalı, bıçaklı tipler getirilmişti, Taksim meydanında topluca namaz kıldılar, tekbir getirerek beklemeye başladılar.
*
Beyazıt'tan topluca 30 bin üniversiteli genç geliyordu. Dolmabahçe'ye vardılar, Gümüşsuyu'ndan Taksim'e tırmanırken, güya güvenliği sağlayan polis-asker kordonuyla dar bir yürüyüş hattına sokuldular. Tuzağa düşürülmüşlerdi. Koşarak Taksim'e giren ilk 400 kişilik öncü grup, tekbir getirerek bekleyenlerin saldırısına uğradı. 30 bin kişilik ana gruptan kopmuşlardı, polis-asker kordonuyla saldırganlar arasında sıkışmışlardı. Taşlar sopalar havada uçuşuyordu, polis-asker seyrediyordu. Üniversitelilerden ikisi oracıkta hayatını kaybetti, bıçaklanmışlardı, 200'den fazla üniversiteli yaralandı.

Bunlar da İlginizi Çekebilir