Reklamlar

Yılmaz Özdil sağlık sektöründe yaşanan rezaletleri yazdı...Ölüyü bile satmışlar...Mutlaka okuyun!

TBMM'nin sağlık faturalarında dolandırıcılık yapıldığı ortaya çıktı.
Hastanede beş gün yatıp, 266 gün yattım diye fatura getiren var.
Sahte ilaç reçeteleri tespit edildi.
Haftada beş gün tahlil yaptırdığını, iki ayda bir gözlük değiştirdiğini, 32 dişine implant çaktırdığını öne süren milletvekillerimiz var.
Milletin vergileriyle çüküne mutluluk çubuğu taktıran milletvekillerimiz olduğu bile iddia ediliyor.

*

Alo 184 hattı var.
Doktor ispiyon hattı.
Karaciğerle kulak arasındaki farkı bilmeyen tipler, anatomi üzerine fikir beyan ederek, suç duyurusunda bulunuyor.
Arıyor mesela, bana yanlış teşhis koydu diyor, şırrak, doktordan savunma isteniyor.
Doktorun teşhisini beğenmeyip, dahiliye profesörü edasıyla “yanlış” diye telefon eden kim? Manav…
Bir başkası arıyor, emarımı çekmedi diyor, haşırt, soruşturma açılıyor.
İlla emarım çekilmeliydi diyen kim? Fatmanım teyze… Komşusu Haticanıma sormuş, Haticanım emar şart demiş.

*

Bir taraftan cahil cühela sömürülüyor, öbür taraftan eğitimli eğitimsize kırdırılıyor.

*

Hekimler dövülüyor.
Hekimler öldürülüyor.
İnsanlık dışı mesai yüzünden canından bezip intihar eden hekimlerin sayısında patlama yaşanıyor.

*

Hastaneye “dükkan”, hastaya “müşteri” gözüyle bakıldığı için, devlet hastanelerindeki ölüm oranı yüzde 40 arttı.
Özel hastanelerin çoğu durumu kritik hastaları kabul etmiyor, kritik hastalar devlete yığılıyor, öyle devlet hastaneleri var ki, Zincirlikuyu'yla yarışıyor.

*

Akp iktidara geldiğinde 2002 yılında, 209 milyon kişi hastaneye gidiyordu, şimdi 650 milyon kişi hastaneye gidiyor, memleket nüfusunun dokuz misli!
2002 yılında 769 milyon kutu ilaç satılırken, şimdi 2 milyar kutu ilaç satılıyor.
Sayın hükümetimiz hastanelere ameliyat karşılığı para ödediği için, ameliyat sayısında rekorlar kırılıyor, merhaba diyorsun, safra keseni alalım diyorlar, 2002'de iki milyon kişi ameliyat olmuştu, şimdi 15 milyon kişiyi geçiyor.
Her dört sağlık çalışanından biri taşeron.

*

En son…
Kadavrayı sattılar iyi mi!

*

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi'ne bağışlanan iki kadavra, kanunen yasak olmasına rağmen, tanesi 10 bin liradan İstanbul'daki özel üniversiteye satıldı.
İthal kadavraların tanesi 80 bin liraya geliyor, bizim yerli kadavralar sudan ucuz, kapanın elinde kalmış.

*

Milletin dirisine sahip çıkılmıyordu, artık ölüsü de pazarlanıyor.

*

“İstediğim doktora muayene oluyorum, istediğim hastanede ameliyat oluyorum, istediğim eczaneden ilacımı alıyorum, üstelik hepsi bedava, kuruş vermiyorum, vesile olanlara Allah razı olsun” zannedilen sağlık reformu, işte budur.

*

By-pass olmandan filan vazgeçtik…
Git tırnağını kestir bakayım da, gör sağlık reformunu!
Reklamlar